Büyük Yaz Fırsatı %50 İndirim
Seçili ürünlerde geçerli sınırlı süreli kampanyayı kaçırmayın. Stoklarla sınırlıdır!
Tıp dünyası, beyin hücrelerinin ölümüne ve zihinsel gerilemeye yol açan nörodejeneratif hastalıkların hücresel altyapısını çözme yolunda devrim niteliğinde bir adım attı.
Immunity bünyesinde yayımlanan araştırmada, Kaliforniya Üniversitesi San Diego (UC San Diego) Tıp Fakültesi bilim insanları; çocuklarda ölümcül seyreden Sanfilippo sendromu (MPS IIIA) ile milyonlarca insanı etkileyen Alzheimer hastalığı arasında doğrudan bir hücresel bağ saptadı.
Elde edilen veriler, her iki rahatsızlıkta da beynin savunma mekanizmasını yürüten "mikroglia" hücrelerindeki çöp temizleme sisteminin çökmesiyle hücresel yıkımın başladığını ortaya koydu.
Sağlıklı bir beyinde mikrogliak adı verilen bağışıklık hücreleri, "lizozom" organellerini kullanarak hücresel atıkları, biriken proteinleri ve zararlı mikropları temizler.
Ancak sülfamidaz enziminin eksikliği veya yaşlanmaya bağlı tahribatlar nedeniyle bu temizlik süreci durduğunda atıklar hücre içinde birikmeye başlar.
Araştırma ekibi, hücresel atık birikimi karşısında mikroglia hücresi içinde yer alan "MITF/TFE" protein ailesinin bir genetik anahtar gibi davrandığını belirledi.
İlk etapta beyni korumak amacıyla otomatik olarak açılan bu genetik şalter, temizlik sistemlerinin aşırı yüklenmesiyle birlikte kontrolden çıkarak kronik iltihaplanmayı (enflamasyon) ve nöron ölümlerini tetikliyor.
Nöroloji dünyasında uzun yıllardır Alzheimer hastalığına beynin dış kısmında biriken amiloid plakların yol açtığı ve hücreleri "dışarıdan içeriye" doğru tahrip ettiği kabul ediliyordu.
Ancak yayımlanan çalışma, yıkımın doğrudan hücrenin içindeki lizozom organelinin iflas etmesiyle "içeriden dışarıya" doğru başladığını tescilledi. Çalışmanın başyazarı Dr.
Christopher Balak, çocukluk çağı demansı olan Sanfilippo sendromundaki hücresel çöküş mekanizmasının Alzheimer hastalarının yaşlanan beyinleriyle birebir aynı olduğunu bildirdi.
Bu tespit, karmaşık yapısı nedeniyle çözülmesi zor olan Alzheimer mekanizmasını anlamak için tıp dünyasına somut ve berrak bir model sundu.
Keşif, nörodejeneratif rahatsızlıkların tedavisinde geleneksel ilaç yaklaşımlarını değiştirecek nitelik taşıyor.
Günümüzde geliştirilen ilaçların büyük bölümü hücre yüzeyindeki reseptörleri hedeflerken, bu araştırma doğrudan hücre içindeki lizozomal mekanizmayı ve MITF/TFE genetik anahtarını hedef alıyor.
Uzmanlar, genetik şalter "zararlı" konuma geçmeden önce yapılacak erken dönem enzim veya hücre tedavilerinin beyin hasarını tamamen durdurabileceğini kaydediyor.
Geliştirilecek yeni nesil moleküller sayesinde mikroglia hücrelerinin koruyucu formda tutulması ve Alzheimer başta olmak üzere demans türlerinin ilerlemesinin engellenmesi hedefleniyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap