Büyük Yaz Fırsatı %50 İndirim
Seçili ürünlerde geçerli sınırlı süreli kampanyayı kaçırmayın. Stoklarla sınırlıdır!
Dünya genelinde ergenlik döneminde depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarının artış gösterdiği biliniyor. Ancak, erken teşhis mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle klinik süreçler zorlaşıyor. ABD'deki Stanford Üniversitesi'nde bulunan araştırmacılar, yapay zeka ve doğal dil işleme algoritmalarını kullanarak psikiyatri alanında önemli bir çalışma gerçekleştirdi. Yayımlanan araştırma, çocukların günlük konuşma kalıplarının ileride yaşayabilecekleri ruhsal sorunların belirleyicisi olabileceğini ortaya koydu.
Başyazar Chase Antonacci, küçük bağlaçların sıklığı ve edat dizilimlerinin zihinsel riski göstermede belirleyici olduğunu belirtti. Araştırma, birinci tekil şahıs zamirlerine odaklanmanın ve belirli dilsel kalıpların tekrarlanmasının, ruhsal rahatsızlıkların tespitinde uzman hekimlerden daha yüksek bir başarı sağlayabileceğini gösterdi.
Geleneksel tıp yöntemlerinin aksine, konuşma analizine dayalı yapay zeka yöntemi ekonomik ve erişilebilir bir alternatif sunuyor. Bu yöntem, kan alma veya fiziksel müdahale gerektirmiyor ve mevcut biyolojik göstergelerden daha güçlü bir tahmin gücüne sahip olduğu kanıtlandı.
Araştırmada, spor faaliyetleri, okul kulüpleri ve aile desteğinden bahseden çocukların psikolojik sağlamlık düzeylerinin yüksek olduğu belirlendi. En dikkat çekici koruyucu sinyal ise çocukların konuşmalarında psikolojik danışman veya terapist desteğine atıfta bulunmalarıydı.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap